Logo

Yayınlar

V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu


“Öğretmen Yetiştirmede Vizyon ve Dönüşüm” temasıyla gerçekleştirilen V. İstanbul Eğitim Konferansı, öğretmenliğin değişen rolünü ve öğretmen yetiştirme süreçlerinde yaşanan dönüşümü yeniden düşünmeye davet eden kapsamlı bir tartışma zemini sundu. Konferansta, 21. yüzyılın pedagojik, teknolojik ve toplumsal dinamikleri doğrultusunda öğretmen yetiştirme modellerinin nasıl yeniden yapılandırılması gerektiği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Konferansın öne çıkan vurguları arasında; öğretmenliğin yalnızca bilgi aktaran bir meslek olmaktan çıkarak rehberlik, değer aktarımı ve öğrenme süreçlerini yönlendiren bir uzmanlık alanına dönüşmesi gerektiği yer aldı. Dijitalleşme, yapay zekâ ve yeni pedagojik yaklaşımların öğretmen eğitimine etkileri, ulusal ve uluslararası deneyimler ışığında değerlendirilirken; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin öğretmen yetiştirme süreçlerine sunduğu kavramsal çerçeve de tartışmaların merkezinde yer aldı. V. İstanbul Eğitim Konferansı Sonuç Raporu, konferans kapsamında yapılan sunum ve tartışmaları akademik literatür, veri analizleri, grafikler ve görsel içeriklerle destekleyerek öğretmen yetiştirme alanına ilişkin kapsamlı bir değerlendirme ve somut öneriler sunuyor.

Öğretmen Yeterliklerinin İzlenmesi: Sorunlar ve Öneriler


Öğretmenler eğitim sisteminin niteliğini belirleyen temel unsur olsa da, Türkiye’de öğretmen yeterliklerinin sahada düzenli ve bütüncül biçimde izlenmesini sağlayan kurumsal bir mekanizma bulunmamaktadır. Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından yayımlanan “Öğretmen Yeterliklerinin İzlenmesi: Sorunlar ve Öneriler” başlıklı politika notu, bu yapısal boşluğu ele alarak mevcut durumu analiz etmekte ve dijital dönüşüm, kültürel yeterlik, yapay zekâ okuryazarlığı ile çok kaynaklı değerlendirme gibi güncel ihtiyaçlar doğrultusunda sürdürülebilir bir izleme modeline yönelik öneriler sunmaktadır. Prof. Dr. Bayram Özer’in hazırladığı çalışma, Singapur, Japonya ve Hollanda gibi ülkelerdeki örneklerden yararlanarak Türkiye'nin koşullarına uyarlanabilir bir çerçeve ortaya koymaktadır. Öne Çıkan Politika Önerileri   Bu politika notu, öğretmen niteliğini güçlendirmeyi ve eğitimde kaliteyi artırmayı hedefleyen politika yapıcılar, araştırmacılar ve uygulayıcılar için yol gösterici bir kaynak niteliği taşımaktadır. Türkiye’de sürdürülebilir ve veriye dayalı bir öğretmen yeterliği izleme sisteminin kurulması için kapsamlı bir değerlendirme ve çözüm çerçevesi sunmaktadır.

Ortaöğretimde Zorunlu Eğitimin Geleceği: Esneklik, Beceri ve İhtiyaç Odaklı Dönüşüm Çağrısı


İGEDER & İLKE öncülüğünde; İbn Haldun, İstanbul Medeniyet ve İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitelerinin katkısıyla düzenlenen çalıştayda; 6 masa, 4 tema, 8 soru ile ortaöğretimin geleceği masaya yatırıldı. ✔️ Esnek–modüler modeller: 3+1 / 2+2 / 1+3 gibi seçeneklerle içerik ve niteliği önceleyen yapı ✔️ Mesleki eğitim atağı: MESEM’in yaygınlaşması, sektör iş birlikleri, imaj ve kalite iyileştirme, burs/istihdam teşvikleri ✔️ Öğrenci odaklı yönlendirme: ortaokuldan itibaren güçlü rehberlik; yapay zekâ, dijital okuryazarlık, girişimcilik entegrasyonu ✔️ Eğitim–istihdam uyumu: kontenjan ve programların bölgesel ihtiyaçlara göre planlanması ✔️ Ölçme–değerlendirme dönüşümü: süreç ve beceri temelli değerlendirme; merkezi sınav baskısının azaltılması ✔️ Öğretmen niteliği: güçlü yetiştirme ve hizmet içi eğitim; mesleki saygınlığın artması ✔️ Kapsayıcılık ve erişilebilirlik: dezavantajlı gruplar için eşit fırsatlar ✔️ Milli modele vurgu: uluslararası deneyimlerden beslenen, Türkiye’ye özgü esnek-merkezi dengeli model ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️ ✔️

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli İzleme Raporu


Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli (TYMM), eğitim sisteminde kapsamlı bir dönüşüm hedeflerken, bu sürecin sahadaki etkilerinin izlenmesi; uygulamadaki güçlü yönlerin ve gelişime açık alanların belirlenmesi açısından kritik önem taşıyor. İstanbul’un farklı ilçelerindeki ortaokullarda görev yapan Türkçe, Matematik ve Fen Bilimleri öğretmenlerinin görüşlerine dayanan bu çalışma, TYMM'nin uygulama sürecini nitel veriler üzerinden analiz etmekte; programın anlaşılırlığı, uygulanabilirliği, ölçme-değerlendirme boyutları ve disiplinlerarası yaklaşım gibi kritik alanlarda kapsamlı bulgular sunmaktadır. Öğretmenlerin deneyimlerini merkeze alarak TYMM’nin sahadaki işleyişini mercek altına alan rapor, yalnızca mevcut durumu ortaya koymakla kalmamakta; aynı zamanda eğitim politikalarına yön verecek öneriler de geliştirmektedir. Bu yönüyle akademisyenler, politika yapıcılar, öğretmenler ve diğer paydaşlar için bir kaynak niteliği taşıyor. YÖNETİCİ ÖZETİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ İNGİLİZCE YÖNETİCİ ÖZETİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ YÖNETİCİ ÖZETİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ İNGİLİZCE YÖNETİCİ ÖZETİNİ BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ

Eğitimde Fırsat Eşit(siz)liği ve Denge Arayışı: Özel Okullar Üzerinden Bir Değerlendirme


Eğitimde fırsat eşitliği, tüm öğrencilerin toplumsal ve ekonomik koşullarından bağımsız olarak nitelikli eğitime erişimini güvence altına alan temel bir ilkedir. Ancak Türkiye’de devlet okulları ve özel okullar arasındaki imkan farklılıkları, bu ilkeyi zedeleyen yapısal bir sorun olarak öne çıkmaktadır. Öğrenme ortamları, öğretmen niteliği, akademik başarı ve erişim koşullarındaki eşitsizlikler, öğrenciler arasındaki uçurumu derinleştirmektedir. Eğitim Politikaları Araştırma Merkezi (EPAM) tarafından yayımlanan “Eğitimde Fırsat Eşit(siz)liği ve Denge Arayışı: Özel Okullar Üzerinden Bir Değerlendirme” başlıklı politika notu, bu yapısal farklılıkları çok boyutlu biçimde inceleyerek eğitimde adalet ve kaliteyi güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır. Doç. Dr. Ali Özdemir ve Nuray Karagöz’ün kaleme aldığı çalışma, mevcut eşitsizliklerin nedenlerini ve sonuçlarını ele almakta; kamu okullarının güçlendirilmesi, özel okulların kamu yararına katkısının artırılması ve adil bir eğitim ekosisteminin inşası için somut politika önerileri geliştirmektedir. Öne Çıkan Politika Önerileri Bu politika notu, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeye yönelik kapsamlı bir yol haritası sunarak politika yapıcılara, eğitimcilere ve paydaşlara yol gösterici bir kaynak işlevi görmektedir.